Haber Köşesi
   Makaleler
   Sözlük
   Köşe Yazarları
   Duyuru ve Etkinlikler


Hoşgeldin, Ziyaretçi
Üye Adı
Şifre      
(Üye Ol)


· Kendi Kendine Muayene
· Meme Kanseri
· Fibrokistik Hastalık
· Fibroadenom
· Granülomatöz Mastit
· Meme Başı Akıntısı


gamze@memekanserinedir.com
Doç. Dr. Gamze Göksel
MEME KANSERİ

cigoktan@hotmail.com
Feride Cihan Göktan
YENGECİN KISKACINDAKİ İNSAN

coskunt@hotmail.com
Prof. Dr. Teoman Coşkun
MEMENİZİ KORUYUN -2-




 MEME KANSERİ KONSENSUS TOPLANTISI
 MEME HASTALIKLARI KOOLİSYON DERNEĞİ (Europa Donna)
 X. ULUSAL MEME HASTALIKLARI KONGRESİ
 DR. GAMZE GÖKSEL DOÇENTLİK ÜNVANI ALDI!!!
 İZMİR MEME HASTALIKLARI DERNEĞİ 2008-2009 BİLİMSEL TOPLANTIL

Meme Kanseri Duyuru ve Etkinlikler



Google
 


  Ziyaretçi Defteri
  Site İletişim
  Hakkımızda

Güncel Haberlerxxx
Gönderen: admin Tarih: 23.03.2011 Saat: 23:57

KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?
admin Tarih: 23.03.2011 Saat: 23:57

Kanser ilaçları kanserli hücreleri yok ederken sağlıklı hücreleri de olumsuz anlamda etkileyebilmekte, böylece istenmeyen etkiler ortaya çıkabilmektedir.

 


www.memekanserinedir.com

KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ….

   Kanser ilaçları kanserli hücreleri yok ederken sağlıklı hücreleri de olumsuz anlamda etkileyebilmekte, böylece istenmeyen etkiler ortaya çıkabilmektedir. Ancak bu yan etkiler geçici olup, sağlıklı hücreler kendini yenileyebilmektedir. 
   Kemoterapiye bağlı en sık yan etkiler şunlardır:
   1. Bulantı kusma
   2. Saç dökülmesi (alopesi)
   3. Yorgunluk
   4. Enfeksiyon riski
   5. Kansızlık (Anemi)
   6. Kanama riski
   Bunların yanı sıra kemoterapiye bağlı olarak mide barsak problemleri, iştahsızlık ve kilo kaybı, kas güçsüzlükleri, ağız içi enfeksiyonları, cinsel yaşantının olumsuz etkilenmesi gibi durumlar da ortaya çıkabilir.

BULANTI KUSMA

kusma.jpg

Bulantı ve kusma kemoterapinin en çok korkulan ve en çok rahatsızlık duyulan yan etkilerindendir. Hasta ve ailesinin yaşam kalitesini olumsuz anlamda etkileyebilir.

  
Bulantı ve kusma tedaviyi almadan ortaya çıkabildiği gibi tedavi sonrasında bir hafta kadar devam edebilmektedir. Ancak günümüzde bulantı ve kusmayı önleyecek ya da şiddetini azaltacak “antiemetik” adı verilen ilaçlar bulunmaktadır. Antiemetik ilaçlar her kemoterapi öncesinde doktorunuzun belirlediği şekilde hemşireniz tarafından size uygulanacaktır. Evde gereksiniminiz olduğunda kullanmak üzere tablet şeklinde bulantı kusmayı önleyici ilaçlar doktorunuz tarafından reçete edilecektir. İlaçlarınızı size önerilen doz ve sürede almaya özen gösteriniz.

   Bulantı ve kusmayla baş edebilmek için ilaçlarla birlikte size yardımcı olabilecek bazı yöntemler bulanmaktadır:
     •  Bulantının başladığı zaman ile bulantıyı arttıran ve azaltan faktörlere dikkat edin.
     •  Az miktarda ve sık aralıklarla yemek yeyin, öğünlerinizde fazla yemekten kaçının. Ancak kendinizi aç bırakmayın. Bir günde 5–6 öğün yeyin.
     •  Doktorunuz tarafından önerilen bulantı önleyici ilaçları yemeklerden yarım saat önce alın.
     •  Yemeklerle birlikte içecek almayın. İçecekleri yemeklerden 1 saat önce ya da 1 saat sonra almayı tercih edin.
     •  Yemek yedikten sonra hemen yatmayın, en az yarım saat oturur pozisyonda durun.
     •  Yavaş yemek yeyip, için. Rahat bir sindirim için yiyecekleri ağzınızda güzelce çiğneyin.
     •  Çok tatlı, yağlı ve kızarmış yiyeceklerden uzak durun.
     •  Bulunduğunuz ortamı havalandırın, kötü kokular bulantınızı tetikleyebilir.
     •  Eğer sabahları bulantıyla uyanıyorsanız, yataktan kalkmadan önce kızarmış ekmek, kraker vb. yiyebilirsiniz.
     •  Sıvı alımını ihmal etmeyin.
     •  Ağız içine küçük buz parçaları, naneli şeker alabilirsiniz.
     •  Ağız bakımına özen gösterin.
     •  Bulantınız başladığında derin nefes alıp vermeyi deneyin.
     •  Bulantılı dönemlerinizde dikkatinizi farklı yöne çekecek aktivitelerde bulunmaya çalışın (müzik dinleme, ortam değiştirme, resim yapma vb.)

SAÇ DÖKÜLMESİ (ALOPESİ)

Saç dökülmesi kemoterapinin psikososyal anlamda en yıkıcı yan etkilerinden bir tanesidir. Özellikle bayan hastalar saç dökülmesinden daha olumsuz etkilenmektedirler.

  
Her ilacın saç dökme potansiyeli aynı olmamakla birlikte bazı ilaçlar saç dökülmesine daha fazla neden olurken bazı ilaçlar daha az neden olmaktadır. Eğer saçlarınızda tedaviye bağlı dökülme olursa, tedavi bittikten sonra 2-3 ay içinde saçlarınız tekrar çıkmaya başlayacaktır. Ancak saçlarınız kıvırcık ya da rengi farklılaşmış olarak çıkabilir.
   Vücudunuzda saçlarınız döküldüğü gibi kaşlarınızda, kirpiklerinizde, kasık ve koltukaltı bölgenizdeki kıl ve tüylerde de dökülme görülebilir.

   Saç dökülmesine ilişkin bazı noktalara dikkat edebilirsiniz:
     •  Kemoterapi başlamadan önce saçlarınızı kestirebilirsiniz. Böylece saçlarınızın dökülmesine daha kolay uyum sağlayabilirsiniz.
     •  Cildinizi tahriş etmeyen bir şampuan kullanın.
     •  Yumuşak bir saç fırçası kullanın.
     •  Saç kurutma makinesi kullanıyorsanız, makineyi düşük ayarda ve ısıda çalıştırın.
     •  Saç şekillendirici uygulamalardan kaçının (perma, fön vb. )
     •  Saç dökülmesini azaltmak için saten yastık kılıfı kullanabilirsiniz  

YORGUNLUK

yorgunluk.jpg

Yorgunluk kanser ve tedavi sürecine bağlı olarak görülen ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen önemli bir semptomdur Yorgunluk hafif, orta ya da şiddetli seviyede hissedilebilir Hafif bir güçsüzlükten bireyi yataktan kaldıramayacak kadar değişik şiddetlerde olabilir.

  
Kanserin kendisi, tedaviye bağlı yan etkiler, beslenme durumunun bozulması, iştahsızlık ve kilo kaybı, elektrolit dengesizlikleri, anemi, metabolik dengesizlikler, uyku sorunları, stres gibi faktörler yorgunluğa neden olmaktadır.

   Yorgunlukla baş edebilmek için şu noktalara dikkat edebilirsiniz:
     •  Günlük kalori gereksiniminize uygun beslenin, bol sıvı tüketin.
     •  Gün içinde enerjinizin hangi zamanlarda daha fazla, hangi zamanlarda daha az olduğunu belirleyin.
     •  Aktivitelerinizi öncelik sırasına koyun. Enerjiniz gün içinde hangi zamanlarda daha fazlaysa öncelik sırasına koyduğunuz aktivitelerinizi o zaman aralığında yapın. Örneğin kendinizi sabah saatlerinde daha enerjik hissediyorsanız, banyonuzu sabah saatlerinde yapabilir ya da alışverişe bu saatlerde çıkabilirsiniz.
     •  Yaşadığınız ortamı sizi yormayacak şekilde düzenleyin. Örneğin mutfakta yemek yaparken, sürekli kullandığınız malzemeleri, tencereleri vb. alçak raflara koyun. Banyoda sonrasında havlu ile kurulanmak yerine bornoz kullanın vb.
     •  Aktivitelerinizi sınırlılıklarınız içinde planlayın. Tüm işleri bir günde yapmaya çalışmayın. Örneğin markete gittiğiniz günler çok yoruluyorsanız, o gün için evde temizlik yapmaya çalışmayın vb…
     •  Gün içerinde kendinize dinlenme için zaman ayırın. Yorucu bir aktivite sonrasında mutlaka dinlenin, diğer aktiviteyi sonra yapın.
     •  Günün tamamını yatakta geçirmeyin. Yatağı sadece gece uykusu için kullanın.
    
•  Sabahları yataktan kalkıp güne başlamak için kendinize bir zaman belirleyin. Örneğin her sabah 9’da yataktan kalkın.
     •  Uyandıktan sonra pijamalarınızı çıkarın ve ev içinde rahat edebileceğiniz günlük giysiler giyin. Pijamaları gün boyunca değiştirmemek ve günü yatak içinde geçirmek   hayatın içine karışmanızı engelleyecektir.
    
•  Gün içerisinde uzun süreli uyku uyumayın, uyku düzeninize özen gösterin.
     •  Gereksinim duyduğunuzda aileniz ve arkadaşlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin.
     •  Oturduğunuz yerden kalkerken baş dönmesini önlemek için yavaşça kalkın.
     •  Aktivite sınırlılıklarınız içinde düzenli olarak egzersiz yapın. Örneğin haftada en az 3 gün, düzenli olarak, nefes tekniklerini uygulayarak temiz havada yürüyüşler yapın.
     •  Yaşamış olduğunuz yorgunluğun şiddetini ve günlük yaşam aktivitelerinize olan etkilerini doktorunuz ve hemşirenizle paylaşın.

www.memekanserinedir.com

KEMOTERAPİNİN KAN HÜCRELERİ ÜZERİNE ETKİLERİ

   Kemik iliğinde başlıca üç çeşit hücre üretilmektedir :
     •  Kırmızı kan hücreleri (alyuvar-eritrosit) dokulara oksijen taşıyıp, karbondioksiti alırlar ve vücuttan uzaklaştırılmasını sağlarlar.
     •  Beyaz kan hücreleri (akyuvar-lökositler) vücudu enfeksiyonlara karşı korurlar, bağışıklığı sağlarlar.
     •  Kan pulcukları (trombositler) kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerdir.

KANSIZLIK (ANEMİ )

   Kırmızı kan hücreleri ve kana kırmızı rengini veren hemoglobin miktarının azalması durumuna kansızlık (anemi) adı verilmektedir. Anemiye bağlı olarak dokulara yeterli oksijen gidemediği için yorgunluk, baş dönmesi, halsizlik, üşüme, nefes almada zorluk, kalp atım hızında artma , ciltte solukluk gibi durumlar ortaya çıkabilir.
   Kemoterapiye bağlı olarak kırmızı kan hücrelerinde etkilenme görülebilir, bu sebepten düzenli olarak ve her tedavi öncesi size kan tahlilleri (hemogram) yapılacaktır. Tedaviniz kan değerleriniz uygun olduğunda verilebilir. Kırmızı kan hücreleri ve hemoglobin değeriniz normalin altında ise, doktorunuzun önerisiyle kan transfüzyonu yapılmakta ya da farklı ilaçlar verilmektedir.

ENFEKSİYON RİSKİ

   Beyaz kan hücrelerinizin sayıca azalması sonucunda vücudunuz enfeksiyonlara yatkın hale gelir. Beyaz kan hücrelerinin bir çeşidi olan “nötrofil” adı verilen hücreler, mikroorganizmalar ile savaşta ilk saldırıyı yapan hücrelerdir. Bu hücrelerin azalması durumuna ise “nötropeni” adı verilir. Nötrofil sayısında azalma olup olmadığı tedavi öncesinde yaptırılan kan tahlili (hemogram) ile belirlenir. Nötrofil sayısının düşmemesi için  kemoterapi sonrası uygulanmak üzere doktorunuz tarafından bazı ilaçlar reçete edilebilir. Bu ilaçlar tedaviden 24 saat sonra, genellikle üst koldan, cilt altı (subcutan) enjeksiyon şeklinde yapılmaktadır.
   Kemoterapi alan ve özellikle nötropenik döneme girmiş  hastaların enfeksiyonlara yakalanmaması için bazı noktalara dikkat etmesi gerekmektedir:
     •  El yıkamaya önem verin. Özellikle tuvalet öncesi ve sonrasında el yıkamayı asla ihmal etmeyin.
     •  Kalabalık ortamlara girmeyin.
     •  Grip, nezle, kızamık, suçiçeği vb. enfeksiyonu olan kişilerden kesinlikle uzak durun.
     •  Doktorunuza danışmadan hiçbir aşı yaptırmayın.
     •  Yakın zamanda grip, kızamık, suçiçeği aşısı olmuş kişilerden uzak durun.
     •  İç çamaşırınızı her gün değiştirin. Genital bölgenizin bakımını önden arkaya doğru tek harekette yapın.
     •  Tırnaklarınızı ve tırnak çevresini ısırıp, koparmayın.
     •  Tıraş olurken jilet yerine elektirikli makineleri tercih edin.
     •  Ağız bakımınızı hemşirenizin önerileri doğrultusunda yapın.
     •  Vücudunuzda çıkan sivilceleri sıkmayın.
     •  Banyo yapmaya özen gösterin. Banyo sonrasında ılık ortamlarda bulunun.
     •  Evde hayvan beslemeyin .

   Nötropenik Diyet 
   Enfeksiyonlardan korunmak için besinlerinizin ve içme sularının da hijyenine dikkat etmeniz gerekmektedir. Nötropenik dönemde “nötropenik diyet” önerilerine özen göstermelisiniz:
     ·  Çiğ sebze ve meyvelerden uzak durun.
     ·  Toprakla temas eden  marul, roka, maydanoz vb. besinler ne kadar yıkanırsa yıkansın mikroorganizmalardan tam olarak temizlenemez. Bu nedenle yeşil salata yemekten sakının.
     ·  Yediğiniz sebze ve meyveleri önce bol su ile güzelce yıkayın ve kabuğu soyulabilen elma, muz gibi meyveleri tercih edin.
     ·  Az pişmiş et, tavuk vb. kesinlikle yenmemelidir. Et yenecekse önce haşlanmalı, sonra hiçbir pembelik kalmayıncaya kadar uygun ısıda pişirilmelidir.
     ·  Salam, sosis, sucuk, pastırma, midye vb. yenmemelidir.
     ·  Çerez tüketilmemelidir.
     ·  Süt içerken pastörize süt tercih edilmelidir.
     ·  Kaynatılmamış sütten yapılan yoğurt, peynir vb. kesinlikle yenmemelidir.
     ·  İçine çiğ yumurta koyulan soslar ve mayonez gibi gıdalar tüketilmemelidir.
     ·  Probiyotik yoğurt vb. tüketilmemelidir.
     ·  Konserve gıdalardan sakınılmalıdır.
     ·  Musluk suyu mecbur kalınırsa içilebilir ancak kaynatılmış soğutulmuş su tercih edilmelidir.

Enfeksiyon Bulguları
   Almış olduğunuz önlemlere rağmen bazı durumlarda enfeksiyon oluşabilir Aşağıda yer alan belirtileri fark ettiğinizde vakit kaybetmeden hemen doktorunuza danışın:
     ·  38 derece ve üzerinde ateş,
     ·  titreme,
     ·  ishal,
     ·  idrar yaparken yanma,
     ·  genital akıntıda artma, pis kokulu-köpüklü akıntı,
     ·  öksürük ve boğaz ağrısı,
     ·  yara yeri ya da kateter etrafında kızarıklık, ağrı, hassasiyet vb.

KANAMA EĞİLİMİ

   Kemik iliğinde üretilen kan pulcukları (trombositlerin) kemoterapiye bağlı olarak sayısı azaldığında trombositopeni adı verilen durum ortaya çıkar ve kanama riski meydana gelir.
   İdrarda kan görülmesi, ciltte küçük kırmızı döküntüler, koyu renkli ya da kanlı dışkı, durmayan burun kanaması, şiddetli baş ağrısı ve eklemde ağrılı şişlik gibi durumları fark ederseniz hemen doktorunuza başvurun, hemogram ile trombosit sayısının değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktorunuzun önerisiyle trombosit transfüzyonu yapılabilir.
   Eğer trombosit sayınızda düşüklük tespit edilmiş ise kanamalara karşı korunmak için bazı noktalara dikkat etmeniz gerekmektedir:
     ·   Trombosit sayınız normale gelene kadar tırnaklarınızı kesmeyin.
     ·   Jilet ile traş olmayın, elektrikli traş makinelerini tercih edin.
     ·   Her türlü batıcı, delici, kesici iğne, makas vb. aletlerden uzak durun.
     ·   Yumuşak uçlu diş fırçası kullanın, eğer trombosit sayınız çok düşükse ağız bakımını gargara ile yapın, diş fırçalamayın.
     ·  Diş ipi kullanmayın.
     ·  Burun temizliğini yaparken sert davranmayın.
     ·  Evde düşmelere karşı korunmak için önlemler alın. Yolluk ve halıların kaymamasının sağlanması, banyo tuvalette zeminin kaygan olmaması vb.
     ·  Kabız kalmaktan kaçının.
     ·  Kesinlikle aspirin kullanmayın.

www.memekanserinedir.com

AĞIZ İÇİNDE YARA OLUŞUMU VE AĞIZ BAKIMI

Bazı kemoterapi ilaçları ağzınızı tahriş edebilir ve bazen küçük ağız yaraları oluşabilir. Özellikle ağızdan alınan kemoterapi haplarının bu tür yara yapıcı etkisi vardır. Ağızdan kemoterapi hapı kullanıyor iseniz ve ağzınızda yaralar oluştuysa öncelikle ilacınızı almayı keserek en kısa zamanda doktorunuza danışın.

   Eğer bu tip bir yan etki olacaksa, genellikle tedaviden 5-10 gün sonra başlar ve 3-4 hafta sonra tamamen iyileşir.
   Kemoterapide ağız yaraları sık olarak görülür, doktorunuz enfeksiyona karşı koruyucu bir tedavi önerebilir.
   Bazı kemoterapi ilaçları tat alma duyunuzu değiştirebilir.Yiyeceklerin tadı size daha tuzlu, ekşi ve metalik gelebilir. Kemoterapi bitince tat alma duyunuz normale dönecektir.

   Kemoterapi tedavisi boyunca ağız içi yaralarına bağlı enfeksiyonlardan korunmak ve yara oluşumunu önlemek için bazı noktalara dikkat etmeniz gerekmektedir:
      ·  Kemoterapiye başlamadan önce diş doktoruna gidip, sorunlu dişlerin tedavisini yaptırın.
     •  Yumuşak uçlu diş fırçası ile dişlerinizi her yemek sonrası ve gece yatmadan önce nazikçe fırçalayın.
     •  Alkol içeren ağız bakım solüsyonlarını kullanmayın.
     •  Ağız içinde hassasiyet, yutma güçlüğü, ağrı hissederseniz hemen hemşireniz ve doktorunuza söyleyin.
     •  Baharatlı, limonlu, alkollü gıdalardan uzak durun. Besinleri çok sıcak ya da soğuk olarak yemeyin.
     •  Domates, portakal, kola gibi asitli gıdaları tüketmeyin.
     •  Hemşireniz ve doktorunuzun belirlediği solüsyonlar ile ağzınızı çalkalayın.

İSHAL

ishal.jpg

Kemoterapinin barsak hücrelerini etkilemesi ya da enfeksiyon sebebiyle ishal meydana gelebilir.
Eğer günde 2-3 defadan fazla ve sulu dışkılamanız var ve bu duruma ateş yüksekliği de eşlik ediyorsa mutlaka doktorunuza danışınız


    
·  Az miktarlarda, sık aralıklarla beslenin.
     ·  Sıvı alımınız arttırın.
     ·  Alkol, kahve tüketmeyin.
     ·  Kuru kayısı, erik kurusu, lif, şeker ve yağ içeriği yüksek gıdalar yemeyin. Pirinç lapası, patates haşlaması, muz gibi yiyecekler yiyebilirsiniz.
     ·  Baharatlı ve yağlı gıdalardan uzak durun.

www.memekanserinedir.com

KABIZLIK                 

konstipasyon.jpg

Kemoterapi sonrası genellikle yeme alışkanlığının değişmesi, bulantı önleyici ya da bazı ağrı kesici ilaçların yan etkisi olarak kabızlık görülmektedir.

   Kabızlığı önlemek için; 
     ·  Sıvı alımınızı arttırın.
     ·  Lifli ve posalı gıdalar tercih edin. Kuru kayısı, erik kurusu, kepek ekmeği vb.
     ·  Her gün aynı saatte tuvalete gidin.
     ·  Dışkılama hissi duyduğunuzda ertelemeyin, hemen tuvalete gidin.
     ·  Doktorunuzun önerdiği kabızlık giderici ilaçları uygun şekilde kullanın.

KEMOTERAPİ VE BİTKİSEL TEDAVİLER

Kemoterapi tedavisi sırasında bitkisel tedavi yöntemlerinin uygulanması, doktorunuzun önerisi dışında vitamin, mineral desteği içeren ilaçların kullanılması uygun değildir. Bu gibi ilaçlar kemoterapiye ek olarak alındıkları zaman ciddi karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluklarına neden olabilir.

KEMOTERAPİ VE CİNSEL YAŞAMINIZ

   Kemoterapi gören birçok hastanın cinsel yaşamı tedaviden etkilenmez. Ama bazı hastalar tedavileri süresince cinsel yaşamlarında geçici olarak bir kısım değişiklikler fark edebilirler.
   Kendinizi yorgun hissettiğiniz zamanlar olabilir veya belki de cinsel ilişki esnasında yeterli fiziksel güç gösteremeyebilirsiniz.
   Bu dönemde eşleri etkin bir doğum kontrol metodu kullanması çok önemlidir. Tedavi sürecinde hamile kalınması uygun değildir.
   Kemoterapinin etkisiyle erken menopoza giren kadınlarda, menopoza bağlı olarak vajinal kuruluk cinsel ilişkiyi zorlaştırıyorsa doktorunuz bir krem önerebilir.
   Kemoterapinin cinsel yaşamınızı etkilemesinden endişe duyuyorsanız, bu endişelerinizi tedavi başlamadan önce doktorunuzla konuşun.
   Olası cinsel problemleri doktorunuza sorarken utanmayın.
   Duygu ve endişelerinizi varsa eşinizle paylaşmanız rahatlatıcı olabilir. Bu yüzden doktorunuzla görüşmeye giderken, eşinizin de sizinle gelmesi iyi olacaktır.

KEMOTERAPİ KISIRLIĞA NEDEN OLUR MU ?

   Bütün kemoterapi ilaçları kısırlığa neden olmasa da maalesef bazıları olurlar. Kısırlık aldığınız ilaca bağlı olarak geçici veya kalıcı olabilir. Tedaviye başlamadan önce doktorunuzla kısırlık konusunda görüşün ve varsa eşinizle beraber bu görüşmeye gidin.
   Kendisi veya eşi kemoterapi gören bir kadının tedavi sırasında hamile kalması kesinlikle uygun değildir. Çünkü bu ilaçlar bebeği olumsuz etkiler. Bu nedenle doktorunuz, tedavi boyunca güvenli bir doğum kontrol metodu kullanmanızı önerir.

   Kadınlarda kısırlık sorunu
   Bütün kemoterapi ilaçları kısırlığa neden olmasa da bazıları yumurtalıkları etkileyip faaliyetlerini tamamen veya bir süre için durdurabilirler.
   Yumurtalıkların faaliyetlerinin tamamen durması bir daha hamile kalamayacaksınız demektir. Bu durumda menopoz belirtileri de başlar. Adetleriniz düzensizleşip tamamen bitebilir ve belki sıcak basmaları, cilt ve vajina kurulukları görülebilir. Cilt ve vajina kurulukları için doktorunuz bazı kremler önerebilir.
   Eğer kısırlık geçici ise tedavi tamamlandıktan sonra yumurtalıklar yeniden faaliyete geçer, adetler düzene girer. Fakat maalesef bu kadınların ancak 1/3'i tekrar doğurganlık kazanabilir.

   Hamilelikte Kemoterapi
   Hastalığınız teşhis edilip ve kemoterapiye başlamadan önce hamile iseniz, hamileliğin devam edip etmeyeceğini doktorunuzla ayrıntılı olarak  görüşmeniz gerekir.

   Erkeklerde kısırlık sorunu
   Bazı kemoterapi ilaçları kısırlığa neden olmazken, bazıları sperm sayınızı azaltıp spermlerinizin dişi yumurtalarına ulaşma ve döllenme kabiliyetlerini düşürebilir. Bunun anlamı bir daha çocuğunuz olamayacağıdır.
   Bazen tedaviye başlamadan önce spermler dondurularak eşler çocuk yapmaya hazır olana kadar depolanıp senelerce bekletilebilir. Ayrıntılı bilgi için doktorunuzun danışmanlığını isteyebilirsiniz.

www.memekanserinedir.com

Esra İSTEK, Uzman Onkoloji Hemşiresi
Celal Bayar Üniversite Hastanesi, Medikal Onkoloji Bölümü Kemoterapi Ünitesi, esraistek2001@yahoo.com

Doç. Dr. Gamze Göksel
Celal Bayar Üniversitesi, Onkoloji Bilim Dalı Başkanı



 
İlgili Konular

Güncel HaberlerMeme Kanseri

Haberi ... Bookmark Ağına Ekle.

FaceBook BlinkList del.icio.us Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG

 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Güncel Haberler
· Haber gönderen admin


En çok okunan haber: Güncel Haberler:
KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.93
Toplam Oy: 15


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



Seçenekler

 


Meme Kanseri   
Designed by VIPixel.com